
Öncelikle hepimize cok gecmis olsun demek istiyorum. Kendi adima soylemek gerekirse evet cok korktum. Boyle bir deprem yasamamistim.
Takip ettiğim kaynaklara gore onumuzdeki yıllarda doğal afetler artacak. Bakalım hep birlikte goreceğiz. Dünya cağ degistiriyor. Evet sancili bir surec. Ne olursa olsun, ne olacaksa olun ben bu zamanda bu dünyada yasamaktan cok mutluyum. Her sabah ve aksam her aklıma geldiğinde aldigim nefeslere şükrediyorum.
Belki sen bana ‘ne bu mutluluk hali orada insanlar canlarindan oldu, sen neyden bahsediyorsun?’diyebilirsin.
Ahlayarak, vahlayarak, TV karsisinda aglayarak bir faydam olmayacagini dusunuyorum.
Konu basligi yoga. Yoganin beni yoğurdugu halimleyim sadece. Olani oldugu gibi kabul etme hali. Evet icim ciz ediyor, evet izlemiyorum hic bir sey. Ne zaman enerjim dusse, hemen toparlaniyorum ve “Nilay bu halde hic bir kimseye faydan yok!” sesli soyluyorum bunu kendime.
Yoga matinda olmak benim icin hayatin kucuk bir laboratuvarinda olmaktan farksiz.
Soyle bana yasadigin hayatta neler var. Hadi sayalim:
- ask var
- kin, nefret, ofke var
- kiskanclik var
- kiyas var
- dibine kadar uzuntu stres kaygi var
- rahatlama halleri var
- vurdumduymazlik zamanlari var
- bosvermislik halleri
- hirs yaptigin anlar
- basari/basarisizlik
ve daha burada sayamadigim bir cok sey.
Yoga matina ciktiginda aynilarini yasadigini biliyor musun? Evet aynilarini deneyimliyorsun. Guzel olan bir yani var mat uzerinde deneyimledikce yasam oyununda ustalasiyorsun.
Yoga matinda hirs yaptim ve bunu bel fitigi ile odedim. Hirs hemen bitmedi hala her poza girdigimde hirs beni esir alabiliyor. Artik daha once deneyimledigim icin hirsi farkedip nefesime donuyorum. Aynisi hayatta da var. Hirs yaptigim herhangi bir zamanda fark ediyorum. Hemen nefesime donup vucuduma zihmine veya baskasina verecegim zararin onune geciyorum.
Yoga matinda kendime sefkati ogreniyorum. Her bir pozda bir yerimi acitmadan ‘neyi degistirirsem daha cok pozun icinde kalirim’ cumlesini arastirdikca hayattada aynisini uygulamaya basliyorum.
Mutfakta yemek yaparken telefon caliyor. Bir yandan yemek bir yandan omzum ve kulagimin arasina koydugum telefon. Konusma uzadikca boynumda bir agri, hemen farkediyorum. Mutfak isini birakip telefonu elime alip konusuyorum.
Yoga da girdigim her pozda kendime sefkat gosterdikce hayatta da aynisi oluyor. Nerelerde kendimi zorladigimi gorebiliyorum.
Pozun icinde bazen sıkılıyorum. Pozdan hemen cikmak yerine o sıkılma halime yukaridan bakiyorum. Oyle ya, hemen kacamam ki her zaman sıkılma hallerinden. O hal ile kalmak onu her hucremde hissetmek. Derken bir bakmisim sıkınti gecmis, gitmis. Bastirmadim o hissi, yasadim ve gectim gittim icinden.
Bu mindful deneyimler arttikca, mat uzerinde deneyimler arttikca, o hoslanmadigim hisler geldiginde herhangi bir seyle:
- alisveris
- icki
- tv
- cok uyku
- cok yemek
- bol seker vb…. gibi duygumu bastiracak hicbir seye ihtiyacim olmuyor.
Kaos hallerinde merkezde kalmak, dua etmek, olani oldugu gibi gormek kabulde kalmak, teslimiyet kolaylasiyor.
Yoga internette gordugun muhtesem kasli veya en ufak bir yag birikintisi olmayan ordan suraya girebilen esnek bacaklar ile yapilacak bir sey degil. O fotograflara baktikca ben bunlari yapamam dedin biliyorum. Ama yoga o resimler degil.
Bugun yaptigim yogada, tum fasyam uzerinde calistim; ama disaridan biri gorse bu kiz manyak manyak dans ediyor diyebilir.
Yoganin ne oldugu ve ne olmadigi ile ilgileniyorsan bu kitabi okuyabilirsin

Bu vesile ile online yoga dersleri niyetimi de buraya koyayim. Bakalim ne zaman ve nasil olacak.
Hepimize tekrar gecmis olsun
Sevgiyle
Not: klavyede Turkce karakterler yok. Duzeltebildigim kadarini yaptim. hosgorunuz efendim.

Yorum bırakın