
Bunun mutlu olmak ile ne ilgisi mi var diye sordun. Anlatalım.
Nazik olmak hepimizde var olan bir özellik. 24 tane güçlü karakter özelliklerimizden biri de nazik olmak.
Bir önceki yazımda güçlü karakter özelliklerini farklı yollarla mindful (farkında olarak bilinçli) bir yaklaşım ile hayatına alırsan mutluluğunun artacağını yazmıştım.
Fonksiyonel tıp sağlık koçluğunda uzun süre güçlü karakter özellikleri ve bunları kullanmanın etkilerini inceledik.
Well-being kursunda bir araştırmaya yer verilmiş.
Bir yana mutlu olan insanları almışlar. Diğer yana ise ben mutsuzum diyen insanları almışlar.
Aşağıdaki soruları sormuşlar:
- Nazik olmak için motivasyonunuz var mı?
- Nasıl nazik davranıyorsunuz. Neler yapıyorsunuz?
- Başkaları için bir şeyler yapmayı ne derecede seviyorsunuz?
- Size yapılan nazik davranışları fark ediyor musunuz?
- Yaşadığınız ortam nasıl, nazik insanlar var mı?
Bütün bu anketin sonucu şu ki mutlu olduğunu düşünen insanlar nazik olmak için içsel bir motivasyonları var, nazik olmaya çalışıyorlar, onlara nazik davranıldığında fark ediyorlar ve nazik oldukları zamanları biliyor ve hatırlıyorlar. Mutsuzum diyen kişilere ise ödev vermişler. Nazik olmak için çaba gösterecek. Farklı yollar bulacak. Çalışmanın sonuçları şaşırtıcı değil. Mutsuz olduğunu söyleyen insanlar kendilerini bu deney sonrası daha mutlu hissetmiş.
Evet madem bu mutluluğu arttırmanın bir yolu, o zaman hadi nazik olmaya davet ediyorum seni.
Bunun için farklı yollar bulabilirsin. Bu hafta bunu çalışabilirsin. Her gün farklı bir eylem yap.
Hatırlıyor musun çok fazla para kazanmanın da mutluluk getirmediğini yazmıştım. Çünkü alışıyorsun o paraya ve daha çok kazanmak istiyorsun. Seni tatmin etmiyor bir türlü. Ne yapılabilir. Ne kadar verdiğinin önemi yok; 5 TL de olur 20 TL de, birine yardım et. Araştırırsan kendine uygun bir çok yer bulabilirsin, bir insan, hayvan, doğa vbb… farketmez. Bunu kendine bir alışkanlık haline getir. İçindeki hissiyatlara bak sonra.
Loving-kindness meditasyonu yapabilirsin
Önce kendinle başla, kendine nazik ol
Ve sınır neresi, diye sorarsan. Nereye kadar kime neden nazik olacağım:
Bu sorunun cevabı kalbinde. Çok basit bir davranışı ele alalım. Birine kapıyı açtın ve onun geçmesine izin verdin.
Bunu takdir toplamak, onaylanmak, sevilmek için mi yaptın. Niyetine bak. Aslolan niyetindir. Onay almak için o kapıyı açtıysan, egonu tatmin ediyorsun. Dur orada. Daha fazla egocanlar istemiyor bu dünya. İşte sınırı böyle belirleyebilirsin. O en içteki niyetini sorarak. Belki kapıyı tuttun ve teşekkür almadın. Sessizlik anları yaratıyor musun kendine. O sessizlik anlarında bak bir tepkine. Neler hissediyorsun. Kapıyı açtığın kişiye kalbinden kocaman bir şükret bir teşekkür et. Ho’oponopono yap. Sana seni gösteriyor sadece. O sadece bir ayna. Duvarındaki aynaya kızsan ne olacak. Sadece kendine kızmış olacaksın. Önce bu naziklik çalışmasına kendin ile başla. Kendi önceliklerini fark et. Kendine nazik davrandıkça zaten başkalarının sana nazik olup olmaması seni alakadar etmeyecek. Sen onlar için yapıyorsun nazikliği. Ve unutuyorsun. Ego tatmini yapmıyoruz burada.
Bak bir naziklik dedik neler yazdık. Her şey kendinde bitiyor. Her an çok kıymetli tepkilerine bakmak için. Kaçırma fırsatları. Dünya değişiyor. Ve inanıyorum ki bu yeni dünya da kalacak olanlar nazik insanlar, kalpleri geniş insanlar, kendilerini ve her bir yaratılmışı kabulde olanlar Her bir yaratılmışı O’nun gözü ile görebilenler.
Sevgiyle

Yorum bırakın