Kendi Otantikliğini Bulma Yolunda

Sana tanıdık bir kaç cümle söyleyeceğim:

Bu aralar iş yok.

Bu aralar çok iş var, sürekli toplantıdayım, sıkıldım bu yoğunluktan.

Havalar yağmurlu.

Bu kış yağmur yağmadı.

Havalar çok sıcak.

Havalar çok soğuk.

Bu patron hiç iş bilmiyor.

Bu patron sürekli dibimizde işi sorguluyor.

Babam beni hiç desteklemedi.

Keşke babam yanımda olsaydı da bana kızsaydı.

Şu kız beni aramadı.

Off ne kadar çok konuşuyor, tüm vaktimi whatsapp ta yazışarak mı geçireceğim.

Her yerim ağrıyor.

Çok hareketsizim.

Tüm gün tüm ev işlerini bitirdim, bir dakika oturmadım.

Şikayet…şikayet…şikayet

Geçmişe şikayet, gelene şikayet, gelmişe şikayet…

Sürekli şikayet halindesin.

Peki sana seni rahatsız eden her şeyin bi,r lütüf olduğunu söylesem ne dersin.

Şişkin bağırsağın, ağrıyan başın, işsizliğin, çok yoğunluğun, az yoğunluğun, söven ebeveyn, ilgili ebeveyn, ilgisiz ebeveyn, eleştiren koca, ilgisiz eş. Kısaca, evren sana ayağa kalk diyor. Seni huzursuz eden konu için bir şeyler yap.

Okuduğum koçlukla ilgili kitapta şunları yazıyor:

Abraham Maslow, tüm çektiğimiz acılar ve yaşadığımız zorluklar gücümüzü ortaya çıkartır demiş. Disiplin, yoksunluk hissi, hüsran, ağrı, acı ve trajedinin insan hayatındaki gerekliliğinden bahsetmiştir. Tüm yaşadığımız tecrübeler bizi gayretlendirir ve otantikliğimizi ortaya çıkartır.

Wellness Coachıng For Lastıng Lıfesytyle Change / Mıchael Arloskı

Sevgili kundalini yoga öğretmeni Ebru Ayten’in bizimle paylaştığı bir öyküyü özetleyerek yazmak istiyorum:

Zamanın birinde yedi düvele hükmetmiş bir hükümdar yaşarmış. Girdiği her cenkten galip dönen bu hükümdara bir gün iki şahin yavrusu armağan edilmiş. Yavrulardan çok etkilenen hükümdar, kuşları eğitmesi için işin uzmanı bir şahin terbiyecisini saraya getirtmiş. Hükümdarın göz bebeği kuşlar zaman geçtikçe büyüyüp serpilmeye başlamışlar. Ancak kuşlardan biri hiç bir şekilde konduğu daldan kıpırdamıyormuş. Uçmayı bir türlü beceremeyen kuş, yemini bile ayağına bekler olmuş. Diğer kardeşi özgürce ve tabiatına uygun bir şekilde göklere kanat açarken, bizim kuş sanki hayattan bıkmış gibi sadece ağzına uzatılan yemini yemekle yetiniyormuş. Duruma çok üzülen hükümdar hemen bir ferman salınmasını istemiş. Bu biricik şahinin derdine deva olacak kişiyi ağırlığınca altınla ödüllendirilecekmiş. Türlü şifacılar, otacılar saraya akın etmiş. Ancak kimse bu kuşu uçuramamış.

Gel zaman git zaman hükümdar öğle vakti dinlenmesi için odasına çekildiği sırada bahçede uçan şahini görüp hayretler içinde kalmış. O güne dek hiç hareket etmeyen kuş nasıl olur da bir öğle vakti ağaçların üzerinden süzülerek uçmayı başarabilmiş? “Kimdir buna sebep olan şifacı?” Tebaanın önde gelenlerinden biri bir köylüyü hükümdarın huzuruna çıkararak, “İşte budur hükümdarım…” demiş. Vaadini hatırlayan hükümdar bunu yerine getirtmiş. Anlamadığı ve aklını kemiren soruyu sormadan da edememiş. “Yahu aylardır kimse bu şahini yerinden bile hareket ettiremedi. Sen nasıl oldu da onu uçurmayı başarabildin?” Köylü ona garip gelen bu soruyu cevaplamış: “Hiç zor olmadı hükümdarım. Şahinin tünediği dalı kestim yalnızca. Yavru da, kanatları olduğunu fark edip uçmaya başladı.

Usta-Çırak Sohbetleri//Yeni Bir Sen – Büyük düşünmenin Büyüsü

Buna halk arasında konfor alanından çıkmak diyoruz. Konfor alanından çıktığında ancak kim olduğunu neden burda olduğunu neler yapabileceğini yani kendini, özünü keşfedebilirsin. Bu da risk almak, cesur adımlar atmak, kırılganlığa izin vermek yani kanınla- canınla yaşamak demektir.

Malesef kendini türlü türlü uyuşturarak; bazen şikayet ederek, sürekli alışveriş yaparak, yemek yemeğe kendini vererek, içki içerek yaşadığın duygulardan kaçıyorsun. Aslında farkında değilsin, hayatı kaçırıyorsun.

Şikayet etme konusu hem takip ettiğim “Mor Alev” sayfasında hem de Gülenay Pema’nın eğitimlerinde karşıma çıktı. İzlediğim kırılganlık ve cesaretle ilgili videolardan da ilham alarak sana bu konuda yazmak istedim.

Senin için tüm kalbimle diliyorum ki: yaşadıklarının, tüm geçmişinin ardındaki bilgeliği görmek, artık şikayet etmemek, hali hazırda olan ya da olmayan her şeye şükretmek bilinci sana daim olsun ve öyle de oldu….Amin

Bu arada Netflix’ten bir önerim var size “Brene Brown – Cesaret Çağrısı.”

Yorum bırakın