Mutluluk

Uzun bir aradan sonra Merhaba

Bu yazı nerede biter bilmiyorum. Bir başlayalım bakalım.
Bu şekilde plansız olmayı seviyorum. Tabiki bazı sabahlar kalkıp madde madde gün içinde neler yapacağım şeklinde plan yapıyorum. Hatta bazen bir işin ne kadar sürmesini istediğimi de yazıyorum. Sonra bil bakalım ne oluyor. Hiçbir zaman kağıtta ki planıma uygun davranamıyorum. Bu bana yetersizlik hissi ve mutsuzluktan başka bir şey vermiyor.
Günü ana hatları ile belirlemek ve akışa bırakmak benim kendime uyguladığım yöntem bu aralar. Çünkü o maddeleri yazan zihnim, kalbimin ne istediğini sorduğumda günün akışı değişebiliyor.
Zihnim yazı yazmalısın, akılda kalmalısın, insanlar seni tanısın diyor. Kalbim de yazı yazmak istemiyor. Kalbim istemediğinde o yazı istediğim gibi olmuyor zaten.
Canım arkadaşlarimdan biri yazıların azaldı dediğinde, hemen bahaneler yarattım. Bilgisayar yok, Niloşko’nun dersleri var, zaman yok. Sonra sessizlik zamanımda anladım ki kalbim tembellik istemiş.
Yukarıdaki satırlar benim gibi mükemmelliyetçi biri için çok olağan. Mükemmelliyetçi hep oldurur, zorlar, yapar, yorulur….. sonra tam tersi olur. Hiçbir şey yapmak istemez. Tembellik atalet hakim olur.
Neyse ki bunun farkına varınca içimdeki çocuğun elini tutuyorum biraz öz-konuşma yapıyorum onunla ve oturuyorum bilgisayarın başına. Onun istediği ortamı yaratıyorum. Belki sıcak bir bitki çayı belki yazıyı bitirince bir çizgi film ile ödüllendirme yapıyorum kendimi. Sonra gelsin yazılar.
Bu uzun girizgahtan sonra mutluluk bilimine başlayalım.
Nisan aylarında eve kapandığımız dönemde sanırım fonksiyonel tıp sağlık koçluğu grubundan geldi bana bu sitenin adresi. https://www.coursera.org/

The Science of Well-Being kursuna online başladım. Yale üniversitesi hazırlamış bu kursu. Herhangi bir ücreti yok. Sertifika isterseniz ufak bir ücreti var. Eğitim Prof. Laurie Santos tarafından veriliyor.
Biraz bu kursta öğrendiklerimden bahsedeceğim sana bugün.
İlk başta ders konusu bir şeyi bilmek demek onu uygulamaya koyabileceğin anlamına gelmiyor ile başlıyor.
Sadece bir şey bilerek davranış değişikliği olmuyor. Bunun için senin alışkanlıklarını gözden geçirmen ve bunları ufak ufak azimle değiştirmen gerekiyor.
Buraya kadar herkes hem fikirdir.
“Ayy evet şeker ve kızartmanın ne kadar sağlıksız olduğunu biliyorum ama kendimi yemekten alıkoyamıyorum” dediğini duyar gibiyim.
Peki nelerden mutlu olursun hemen bir düşün:

  • Daha iyi bir iş, kariyer
  • Daha çok para
  • Çok güzel bir araba, ev vb..
  • Gerçek aşk
  • Muhteşem bir vücut
  • Muhteşem notlar

Sence bunlar ile mutlu olabiliyor muyuz?. Buraya kocaman bir HAYIR yazıyorum. Burada uzun uzun derste anlatılan araştırmaları yapılan çalışmaları yazmayacağım.
Belli bir gelir seviyesinin altındaysa bir kişi daha çok para kazandığında evet mutluluğu artıyor, ama yapılan araştırmalara göre gelir seviyesi belli bir sınırı (bu sınır verilen derste yıllık 75.000 $ olarak belirtilmiş) geçtikten sonra kazandığın extra para sana mutluluk getirmiyor.
Yapılan araştırmalar sonucunda

  • 30.000 $ alanların çoğu 50.000 $ alsam daha mutlu olurum demiş
  • 100.000 $ alanlar ise 200.000 $ alsam daha mutlu olurdum demiş.


Bu liste devam ediyor. Ne kadar para kazanırsan kazan belli bir limitin üstü sana mutluluk vermiyor.

Peki muhteşem vücuda gelelim. Tabiki kilo fazlan varsa ve sağlığın için gerekli kiloyu verince bir nebze rahatlarsın ama yapılan araştırmalar kilo verince bile insanların en başta tahmin ettiği “kilo verince çok mutlu hissedeceğim” fikrinin doğru olmadığı.


Yapılan estetik ameliyatlar, alınan pahalı çantalar, kıyafetler, arabalar maalesef bunlar mutluluk için doğru yönelimler değil.


Bir düşünsene tüm güzel vücutlular tüm zenginler tüm kariyer sahipleri inanılmaz derecede sürekli değişmeyen bir mutluluk halindeler mi sence.
Ya dolaplarında tam 20 tane beyaz t-shirt sahibi insanlar, bir koca ayakkabı dolabına sığamayacak kadar çok ayakkabısı olanlar. Ne düşünüyorsun gerçek mutluluğu yaklamışlar mıdır? Benim çevremde gördüklerim henüz yakalamış değil.
Peki ya gerçek aşkı bulup evlenenler. Yapılan araştırmalarda 1-2 yıllık süreden sonra evli çiftlerin de bekarlar gibi mutsuz olduğu. Evlenirken dünyanın en mutlu insanı ama bir süre sonra mutluluk bitiyor.
Öğrenciysen alacağın muhteşem notların seni mutlu edeceğine inanıyorsan ıııı o da değil.
Şimdiye kadar eğer daha iyi işim olsun, daha çok para kazanayım… tarzı şeylere yatırım yaptıysan yanlış yönde olduğunu belirtmek isterim. Gitmek istediğin yön mutluluksa direksiyonu çevirmen gerekir.
Derste Sonja Kyubomirsky in yaptığı bir çalışma anlatılmış. Genler mutluluk halinde %50 rol oynuyor, %10 yaşam koşulları. Bu kısımlar değiştirilemez şeklinde anlatmış.
Geride kalan %40 lık büyük kısım ise bize kalıyor. Mutluluğumuz için bir şeyleri değiştirebileceğimiz kısım. İşte bu kısımda hepimizde bulunan azim devreye giriyor. Gerçekten mutluluk anları için çaba sarfetmek gerekiyor.

Kısacası zihninizde kendiniz için belirlediğiniz bir çok hedef sizi mutlu etmiyor.


Bu yazı devam edecek. Bizi nelerin mutlu ettiğine değineceğim.
Ama dediğim gibi bunları bilmek değil hemen uygulamaya geçmek gerekiyor. Tabii bir şey değiştirmek istersen.

Yaptığın bir şeyin gerçekten tadını çıkarmak.

Yani yaşadığın anın tadını çıkartmak.Bu hafta çok basit bir şey bile olsa mesela enfes bir kurabiye yedin. (Veya bir yürüyüşe çıktın vb…) Bu esnada bir adım geriye çık. Yediğinin farkına var. Ne enfes bir tadı var bunu paylaş. Fotoğrafını çek. Birine tarifi ver. Yerken ve yedikten sonra neler hissettiğini yaz. Bunu yediğin için ne kadar şanslı olduğunu farket.Burada mindfulness devreye giriyor. Seni mutlu hissettiren şeyleri yaparken farkına var, yavaşla, yaz ve paylaş ve hisset.

Şükretmek


Şükür hissiyatı ile ilgili geride yazılarım var. Şükretmek Modunu değiştiriyor, stres seviyeni düşürüyor, bağışıklık sistemin kuvvetleniyor, kan basıncın düşüyor. Hadi başla bugun. Şükrettiklerini yaz ve hissetmeye zaman ayır.

Nazik olmak


Geçenler de Groundhog Day (1993) izledim. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Bunun neden seni mutlu ettiğini bulmak için kendin küçük bir deney yapabilirsin. En başta dediğimiz gibi bilmek değil deneyim, eylem gerekiyor. Çok büyük şeylerden bahsetmiyorum. Bu hafta birine nazikçe kapıyı aç, bir araca yol ver, yayaya yol ver, küçükte olsa bağış yap. Birinin hatrını sor…. Bu küçük aktivitelerden her gün bir iki tanesini hayatına geçir.

Sosyal Bağlantı


Yanında tanımadığın biri ile seyahat ederken onunla konuşmak, uzun zamandır görmediğin biri ile öğle yemeğine çıkmak,…
Bir bak bakalım bunu hayatına geçirmek sende neler hissettirecek.

Evet şimdi denizin keyfini çıkartmak için sizleri kocaman öpüyorum.

Yanıt

  1. […] ile ilgili bu yazımda Sonja Kyubomirsky den bahsetmiştim. Mutluluk için sana %40 gibi büyük bir oyun alanı kalıyor. […]

    Beğen

Yorum bırakın