
Bu başlığı özellikle attım. Çünkü mutlu olmak için bilinçli bir farkındalıkla bir şeyler yapmalısın. Her zaman yaptığından farklı bir şeyler. Bu seni konfor alanından bir süre çıkaracak. Yol boyunca amacını unutmazsan sorun yok.
Amacın neydi: Mutlu olmak.
Mutluluk ile ilgili bu yazımda Sonja Kyubomirsky den bahsetmiştim. Mutluluk için sana %40 gibi büyük bir oyun alanı kalıyor. Bu oyun alanı ile ne yapacağın sana kalmış. İster bu yazıyı okuyup bırakırsın, istersen de kendi mutluluğun için her gün küçük küçük adımlar atarsın.
Yazıyı fazla uzatmamak adına hemen ilk adımla başlayalım:
Bir sonraki alacağın bir eşya değil, deneyim olsun:
Bir miktar paran var ve hep o vitrinde gördüğün elbiseyi alacaksın ya da elindeki telefonun bir üst modelini ya da bir kitap alacaksın ya da bir araba……. ne olduğu harcayacağın miktarın ne olduğu önemli değil. Bu sefer yerine bir deneyim satın al.
- Bir tatil satın al
- Sinemaya/tiyatroya git
- Bir gece dansa git
- Sergi/müze gez
- Bunları yaparken sosyal mesafeni koru
Bunlar seni neden satın aldığın maddelerden daha mutlu ediyor çünkü ilk başta karşılaştıramazsın. Dansa gittiğin geceyi başkasının deneyimi ile kıyaslayamazsın. Yeni aldığın ayakkabını gayet güzel başkalarına bakıp kıyas yapabilirsin.
Bu deneyimleri başkasına anlattığında hem anlatırken mutlu olursun hem seni dinleyeni mutlu edebilirsin. Ama kimse sinin yeni aldığın 35. t-shirtu dinlemek istemez.
Aldığın şey ne olursa olsun yepyeni bir araba bile olsa bir süre sonra aldığın ilk günkü mutluluğu hissetmeyeceksin ama deneyime alışılmaz. Fotoğraflarına bile bakmak seni mutlu eder. Yaşanmış bitmiş bile olsa.
Zaten bitmiş veya bitecek olması da güzel tarafı bir dans gecesi ne kadar uzun sürebilir. Ya da bir müze bir süre sonra bitmeli ki seni sıkmasın. İçtiğin bir bardak güzel çay ve arkadaşlarla sohbet harika olur ama 10. bardak çay artık sana mutluluk getirmez. O yüzden “tatil biter ki”, “arkadaşlar ile öğle yemeği kısa sürer” gibi şeyler deneyimin mutluluğunu bozmuyor.
Peki ya içinde bulunduğun iş/evlilik tarzı hemen silip atamayacağın durumlarda nasıl mutlu olacaksın. Bunlar için 4 tane strateji anlatıyorum aşağıda:
- Bir şeyin tadını çıkarmak: Bu yazımda da anlatmıştım. Bu yaşadığın ana veya anlara mindful bir yaklaşım içeriyor. Bir adım geri çıkmak ve yaşadığın anın tadını çıkarmak. Sesleri duy, kokuları duy, hisset,…. Yaşadıklarını yazıya dök. Paylaş. Şükrü hisset.
2. Negatif olarak görselleştirme yap:
Bu ne demek: O işe hiç giremediğini düşün ya da evlendiğin kişi ile hiç tanışmamış olabileceğini düşün.
Bunlar sana saçma geliyor olabilir. Ama mutluluğun için efor sarfetmelisin. Bu anlattıklarım benim uydurduklarım değil. https://www.coursera.org/ sittesinde science of well-being i anlatıyorum.
3. Peki yaşadığın anın son olduğunu düşünsen
Evliliğinin son günü veya şu anda çalıştığın iş yerinde son günün olduğunu düşün. Kızına son sarılışın. Sürekli şikayet ettiğin sıkışık trafikteki son günün.
Bütün bunlar için kendine sessizlik zamanları yarat. O kadar uzun süreye gerek yok her gün 1-2 dakika yeter. Bunları bilinçli olarak düşün ve kimseye öylesine sarılma. Sanki son sarılma gibi olsun. İş yerindeki son günü yaşa her gün.
4. Ve şükür. Şükür ile ilgili bu yazıya bakabilirsin. Şükrü hissetmek, her gün şükretiğin bir şeye odaklanmak onu yazmak. Bunları okuyarak değil gerçekten deneyimleyerek anlayabilirsin. Saçma geliyor olabilir ama deneyerek bir şey kaybetmeyeceksin. Her gün bir şey yaz o deftere ve 1 dakika ayır hissetmek için. Gerçekten bu akşam yemeği ailen ile birlikte olmak nasıl bir his. Ayak parmağına kadar hisset.
Birisi sana yardım mı etti. Bunu ona bildir. Sana ne ifade ettiğini karşındakine anlat veya ona bir şeyler yaz. Ona ne kadar minnetar olduğunu bilsin. İletişimde önemli bir adım atmış olacaksın. Bir çok şeyi değiştirebilecek sözcükler bunlar “bu gayretin, bu ilgin için teşekkür ederim ben de, bunları…… görmeme/ çözmeme yardım etti.”
Son olarak referans noktalarını nasıl sonlandıracaksın. Birisi veya bir şey ile karşılaştırmanın seni ne kadar mutsuz ettiğini zaten biliyorsun.
Bu kıyas/karşılaştırma nasıl sonlanır:
- En iyi işe hatta haylindeki işe bile girmiş olsan (bu aynısı evlilik içinde geçerli) belli bir süre sonra o ilk günkü mutluluğun kalmıyor. Ne yapabilirsin. Hemen en başa dön. Bu işe girerken kendini nasıl ve ne ile kıyaslamıştın. Hatırla. Unutmaya çok yatkınız. Bildiğin bir çok kişiden daha iyi bir maaş alıyorsun, istediğin kişi ile evlendin…..O ilk günleri hatırla. bunu mutsuzluğu hissettiğin her zaman yap. Bu işe ilk girerken referans noktandan çok daha iyi bir yerdesin şimdi.
Bu işe girmeden maddi durumunu hatırla. Bunları bilinçli olarak 3-5 dakika düşün hatta daha da faydalısı yaz. Aşık olup evlendiğin kişiyi ilk gördüğün günü hatırla.
2. İş örneği ile başladık hadi devam edelim. Şu anda bir nedenle çok mutlu olarak girdiğin iş yerinde mutsuzsun. Başka bir yer istiyorsun. O istediğin yer ile ilgili daha da mutlu olacağını düşündüğün yer ile ilgili bir gözlemleme yapma olanağın varsa bunu kaçırma. Belki kendi işini yapmak istiyorsun. Kendi işini yapanlar ile konuş. Belki oraya girmek istiyorsun orada olanlar ile konuş…..Belki bulunduğun yerden daha mutlu hissederek sonlandırabilirsin gözlemlemini.
3. olarak: Bizi kesin ve net olarak mutsuz eden en çok şey kendimizi başkaları ile kıyaslamak.
Kesin ve net bir şekilde sosyal medyaya girip kendini kıyas yaparken farkettiğinde kendini bilinçli olarak durdurman. Kendine, kendinin duyabileceği bir ses ile “dur! kıyas yapmıyoruz” demen. Hemen seni kıyas yapan halinden çıkarır. Farkedemeyecek kadar çok içine gömüldüysen seni sürekli mutsuz eden facebook ya da instagram ikonlarını telefonun dan silebilirsin. Sosyal medya hesabını kapatabilirsin.
Kendini her başkası ile kıyasladığında şükür zamanın olsun. Şükür bir şekilde kıskançlığını bitirir. Sahip olduklarına, yaşamına, her nefes alışına şükret.
4. sü yaptığın ve seni iyi hissettiren her ne varsa yarıda kes ve sonra devam et. Bu aynı sinemada film arasına girmek gibi.
Sevdiğin müziği 10 kere ardarda dinlemek yerine sevdiğin müziği ara vererek dinlemen mutluluğunu arttırır ve dinlediğin müzikten alacağın zevki uzatır. Seni çabuk sıkılan bir moddan çıkarır.
Netflixte soluksuz, susuz kalana kadar ara vermeden dizileri ardı ardına harcayacağına ara ver. Belki bir gün ara ver belki 30 dakika ara ver. Dizi keyfine öyle devam et.
Sıkıldığın bir işi yaparken ise ara verme. Tam tersi. Bir an önce işini yap bitir. Aynı sıkıcı başlangıcı bin kere yapma.
5. ve son olarak çeşitliliği arttır. Çok sevdiğin bir yemek olsun bu akşam örneğin pizza. Ertesi akşam da pizza, çarşamba pizza, cuma pizza, pazar günü akşam pizza.
Sanırım kusma noktasındasın. Bunun yerine uzun süre mutluluğunu devam ettirmek için çeşitlilik yaratman gerekiyor. İlk gün pizza, sonra pilav ve et, sonra sebze ve salata, sonraki akşam balık, sonra enginar yemeği en son yine pizza yersen pizzadan sıkılmazsın. Bu örnek her şey için geçerli. Deneyimini değiştir. Okuduğun kitapları değiştir. İzlediklerini değiştir. Tatile gittiğin yeri değiştir. Yediklerini değiştir. Evinin içindeki eşyaların konumunu değiştir. …
Yukarıda saydığım 5 madde referans noktalarına (kıyas noktaları) yönelikti.
Burada okumaya ara verelim. Sıkılmayalım değil mi. Mutluluğumuz devam etsin.

Yorum bırakın