
Bugun glutenin ve otoimmün hastalıklar ile olan ilişkisini anlatmak istiyorum.
Sağlıklı bağışıklık sistemi vucudundaki düşmanı, sana ait dost doku ve organdan rahatlıkla ayırt edebilir.
Eğer otoimmün hastalığın varsa bağışıklık sistemin kendi doku ve organlarını yabancı gibi algılar ve onlara saldırır.
Çok fazla otoimmün hastalık vardır. Bunlardan çok bilinen birkaçı ve saldırdığı doku hücresini yazmak istiyorum.
- Tip 1 diyabette bağışıklık sistemi pankreas hücrelerine saldırır
- Hashimato da tiroid bezine
- Romatoid artrit hastalığında eklemlere saldırır
- MS hastalığında bağışıklık sistemi miyelin kılıfa zarar verir
İçimizde yangın varsa dışımızda da bir yangın vardır.
- Sızdıran bağırsak (leaky gut)
Makarna, pizza, börek, çörek, ekmek, arpa, buğday, çavdar vb… besin maddelerinde gluten bulunur. Gluten yediğinde, midenden ince bağırsağına doğru yolcuğa çıkar. İnce bağırsak duvarına geldiğinde gluten, zonulin salgılatır. İnce bağırsağındaki sıkı hücreleri bir asma köprü gibi düşün. Zonulin bağırsak duvarındaki asma köprüye “büyük besin maddesi geldi açılın ve içeri alın” diyen kimyasaldır. Buna sızdıran bağırsak denir. Normalde bağırsağının duvarındaki hücreler küçük besinleri (micronutrients) rahatlıkla içeri alabilir ve dışarı çıkarabilir. Gluten nedeniyle salgılanan zonulin hücre duvarlarının arasını iyice genişletir ve bu büyük besin maddelerinin, ki bu besin maddeleri toksin ve tam sindirilmemiş besin ile yüklüdür, kan dolaşımına karışması anlamına gelir. Bağışıklık sistemin ona gelen büyük besin maddelerinin orada olmaması gerektiğini bilir, bu maddelerden kurtulmak için vücudunda iltihap oluşturur. - Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi kendi doku ve organlarına saldırır demiştik. İnce bağırsaktan sızmayı başaran gluteni bağışıklık sistemin bir düşman olarak algılar. Eğer gluten hassasiyetin varsa, bağışıklık sistemin kanının içinde bulunan gluten ile savaşmak ve onu yok etmek için iltihap yaratır. Bu iltihap kronikleşir. Vücudunda savaş devam ederken artık bağışıklık sistemin yorulmuştur. Çünkü sen hassasiyetin varken hala gluten yemeye devam ediyorsun. Bağışıklık sistemine sürekli düşman yolluyorsun. Yorulan bağışıklık sistemin artık keskinliğini kaybetmiştir ve sadece glutene değil doku ve organlarına da yanlışlıkla saldırmaya başlar. Bağışıklık sistemini yorulmuş askerler olarak düşün ve artık yorgunluktan keskin nişancılığı gitmiş ve “ooops pardon, eklem sen düşman değildin sana yanlışlıkla saldırdım” der. Bağışıklık sisteminin bu yorgunluğunu atması ve kendini toparlaması için senden tek istediği şey gluten yememen ve onu bir süre dinlenip güç kazanması için rahat ettirmendir. Yani gluten beslenmeden çıkarılmalıdır. Bu sırada vücudunda anlamadığın ağrılar vardır.
- Peki asıl düşman glutenken nasıl oluyor bağışıklık sistemi yorulduğunda kendi doku ve organlarına saldırıyor. Çünkü gluten aslında senin doku ve organ hücrelerine çok benzer bir yapıdadır. Buna “molecular mimicry” denir. Bağışıklık sistemini yine savaşan askerler olarak düşün. Askerler gluteni uzaktan tanıyor ve ona atış yapıyor, onu yok ediyor. Ama askerlerin üzerine sürekli ve o kadar çok düşman gemisi geliyor ki askerlerin gluteni ayırt etmekte zorlanıyor. Gluten ve dokular birbirine o kadar benziyor ki, sürekli gelen düşman varken artık hassasiyet bitiyor ve bağışıklık sistemi glutene benzeyen her şeyi yıkıp yakıyor. Gluten çok sinsi, bir tiroid bezi hücresine veya eklem hücresine veya miyelin kılıf hücresine çok çok benziyor.
Maalesef günümüzde çoğumuzun gluten hassasiyeti var. Gluten bir katkı maddesi olarak yediğin çoğu paketli gıdalarda, dondurmada, bisküvide, salata soslarında mevcut.
Renkli, bol sebzeli ve meyveli, fabrikalarda oluşturulmamış besinler tüketmeniz dileği ile.

Yorum bırakın