Phytonutrients

Hiç düşündünüz mü: Beslenmek, besinler, yediğimiz yiyecekler sizin için ne anlama geliyor?
Kısa bir ara verin okumaya
Beslenmek benim için …………. demek.
Fonksiyonel tıp sağlık koçluğu derslerinde uzunca bir süre renkli besinler konusu işlendi.
Fonksiyonel tıp açısından besinlerin ne olduğuna bakalım:
Besinler, bize kalori yani enerji verir.
Bir araba düşünün, istediğiniz performansta bozulmadan size hizmet edebilmesi için doğru benzini yeteri miktarda arabaya yüklemelisiniz. Aynısı bedeniniz içinde geçerlidir. Yeterli, miktarda su besin yağ almadığında beden bozulur.
Besinler ve yemek sofraları bir şekilde bağ kurduğumuz zamanlardır.
Ne yersen O’sun. ifadesini duymuşsunuzdur. Ne yediğimiz hücrelerimize kadar iletilir ve hücrelerimiz yediğimiz besin maddesine göre fonksiyon gösterir.
Yediklerimiz çevremizle olan etkileşimimizi bile değiştirir. Arkadaşlıklarınız bile yediklerinize göre değişir. Kimi arkadaşınız ile içmeyi, kimisi ile tatlı yemeği seversiniz.
Bayramları, doğum günlerini ve arkadaşlarımızla eğlendiğiniz akşamları bir düşünün. Bu zamanlar hep yemek yemek ile ilgilidir.Yediklerimizi soframızı paylaşırız. Bu aile ve arkadaşlık bağlarımızı kuvvetlendirir.
İnsanlar her zaman yemekler ve sofralar ile pozitif bağ kurmazlar. Aldığımız kokular, bulunduğumuz sofralar bize negatif çağrışımlar yapabilir. Duygusal tetiklemeler yaşayabiliriz. Yaşadığımız stres ve negatif duygular nedeniyle bazen tatlıları, dondurmayı, pizzayı bazen içkiyi arzularız. O zaman yemek yemek ile yaşadığımız duygunun üzerini örteriz. Kendimizi hemen konfor alanımıza geri göndeririz.
Besinler ilacımızdır.
Hipokrat’ın bir sözü ile kısaca anlatabilirim: “Besinler ilacınız, ilacınız besinler olsun”
Besinler bilgidir.
Bedenimize doğru bilgiyi verdiğinizde, görevlerini çok güzel yapar.
İşletme sahibi olduğunuzu düşünün. Ekonomi ve iş dünyası ile ilgili doğru verileri doğru kaynaklardan alıp işletmenize yön verirsiniz. Doğru kararları bu bilgilere göre alırsınız.
Bedenimiz de aynı şekilde çalışır. Bedenimizi doğru kaynaktan gelen bilgi ile donatmazsak bizim istediğimiz şekilde çalışmaz.
En önemli çeşit bilgi vücudumuza “phytonutrient”s ler ile girer.
Phyto “bitki”, nutrient ise “besin”, “gıda” anlamına gelir. Yani bitki kaynaklı besinler anlamındadır.
Sebzeler ve meyveler ile bu besinleri alırız.
Phytonutrient içindeki enzimler ile vücudumuz toksinlerden arınır, bağışıklık sistemimiz kuvvetlenir, kalp ve damar sağlığımız için olmazsa olmazı meyve ve sebzelerdir. Hormonal dengemiz ve kanserle savaş için renkli beslenme konusu hakkında bilinçlenip, tabaklarımıza farklı bir göz ile bakmalıyız.
Sarı-turuncu, yeşil, kırmızı, mavi-mor, beyaz,…. bunları her gün ayrı ayrı yazacağım.
Kızımla konuşurken “bugun sarı yemedik, acaba nereden sarı alabiliriz? diye sorduğumda kendisi dolabı açıp sarı renkli besin bulup yiyordu. Dolabımıza renk renk besinleri astık ve içinden seçip yiyoruz. Bu şekilde hem zevkli hem kolay oluyor.
Yarın konumuz kırmızı. Bakalım kırmızı besinler bize ne bilgi veriyor. Çeşit çeşit hangi besinler var. Hep domates yemek değil, kırmızı rengi çeşitli gıdalardan almakta fayda var.
Renkli bir gün diliyorum.

Yorum bırakın