Kalp Çakrası

Anahata Chacra

Bilmiyorum kaç yazıda bahsettim, “her gün gözlerini kapa ve sessizliğinde kal”. 5 dakika ile bile başlanabilir. Her gün 10 saniye arttır. Gözlerini kapa, dalgalar mı var onları dinle. Dalgalar sanki dünyanın kalp atışı gibi bir geliyor bir gidiyor. Bir ritmi var. O ritimle nefes al ver bir süre. Yakınında kuşlar mı var. Sadece onları dinle. Ya da rüzgarın hışırtısı. Sana senden daha yakın nefesin ve kalp ritmin var. Kalbini dinle her gün. Ne diyor sana. Belki ilk günler duyamazsın, bu yazıyı yazmadan kalbime odaklandım. Şimdi O’ndan dinlediklerimi yazıyorum buraya. Elbet bir gün sen de duyacaksın. Dinlemesini öğren sadece. Kalbine odaklan, kalbinden nefes al ve ver.

İşte sana küçük bir kalp çakrası çalışması.

Aslında bu yazdıklarımın hepsi birer konsantrasyon çalışması. Yoga hocam Gülenay Pema’dan öğrenmiştim. Kendimle övünerek “meditasyon yapıyorum her gün” demiştim. Sonra anladım ki meditasyon yapılmaz, o bir an dır.

Konsantrasyon çalışması yapılır önce. Belki yukarıda yazdığım gibi sese duyarlıysan ses ile konsantrasyon çalışırsın. Bir mum alevine bakıp konsantrasyonunu arttırabilirsin. Ya da bunlar sıkıcı mı geldi. Domates soyarken sadece domatesi soy. Başka bir şey düşünme. Yemek yerken maillerine bakma. Yemeği gerçekten çiğne ve ye. Merdivenden inerken sadece merdivenden in, basamaklara basarken ayaklarını hisset. Duş alırken sadece duş al. Suyun bedeninden aşağı inişini takip et. Suyun ilk değdiği noktayı ve bedenini terkettiğini hisset, gözlemle, seni nasıl temizliyor. Bebeğine ninni söylerken çek onun kokusunu içine, sadece orada ve onunla ol, köpeğini gezdirirken bırak telefonunu elinden sende onunla gez. Kokladığı yerlere bak, sende kokla. Mindfulness işte bu. Tam konsantrasyon çalışması. An’da kalmak. Zamanla duygularını fark ediyorsun, gözlemler hale geliyorsun. Farkındalığın artıyor. Gözlemci oluyorsun oynadığımız oyuna, etkilenmez oluyorsun.

Sonra bir bakmışsın meditasyona düşmüşsün. Zorlamadan, akışta olmuş. Zorladıkça uzaklaşırsın. Düşünmeyeyim dedikçe düşünürsün. Bu yazılardan anlıyorum ki bir sonraki yazılarım yoganın 8 basamaklı yolu üzerine olacak. Planladığım yazı dizileri başka oluyor, klavyenin başına geçince dökülenler bir başka.

Kalp çakrasının rengi yeşil. Evet doğa ile olmak, doğanın renklerine dalmak bizi sevgiye biraz daha yaklaştırıyor. Sevginin ne olduğunu anlamamıza bir vesile oluyor. Karşılıksız bir şey sevgi. Koşula bağlı değil. Kabulde olmak sevgi.

Bende koşullu sevdim. Öyle yaparsa, böyle derse, şöyle olmalı, böyle demeli…. Bir gün eşim Cenk bana bir arkadaşından bahsetti. Bir içki sofrasında otururlarken yanında eşi olan bir arkadaşı sarhoş olmuş. Dayamış başını eşinin göğsüne uyumuş kalmış orada bir çocuk gibi. Eşi almış kocasının başını avcunun içine ve sevgiyle aşkla şevkatle “benim kocişimde böyle” demiş, öpmüş onu kocaman. Yüzünde şevkat gülümsemesi ve sevgiyle ve KABULDE.

Bana bunu anlattığında, benim için bir AHA!! moment oldu. Ben böyle sevmemiştim. Ben kontrolcüydüm. Benim kocam kimsenin yanında sarhoş olmamalı, gevrek gevrek konuşamaz. Onun üzerinden onur- gurur yapıyormuşum meğer etrafa. Sonra anladım kontrol ettikçe uzaklaştırıyorum herkesi kendimden. Kontrol etmeye çalıştıkça, evren bana daha fazla kontrol etmem gereken olay, durum yaratıyor. Sadece anlayayım diye. Aslında bana bağırıyor BIRAK KONTROLU BANA diye. Gurur, onur bunların hepsi birer uydurmaca. Biz böyle büyüdük biliyorum. Türk filmleri hep onur- gurur üzerine. Ama artık bilincimiz bir tık daha gelişmiş olmalı, yıl 2020 bahsettiğim devir geride kaldı. Hala çocuğunu gururun olarak mı yetiştiriyorsun. Bir düşün. Bir soru işareti yaratsam sende bana yeter.

Beklenti, onur-gurur, varsayım, yargı, haklı/haksız, etkilenmez olmak… Konuşacak çok şeyimiz var.

Şimdi neredeyim, daha kabuldeyim. Yaşadıklarımın sorumluluğu BEN’İM. Bunun farkındalığı bir başka ben yarattı. Daha rahat bir yaşantım oldu. Ben bıraktıkça yerini TANRI aldı. Herşey kolayca oluveriyor olması gerektiği şekilde.

Tabiki bir guru değilim. Aşmış falan değilim. Delirdiğim kızdığım öfkelendiğim, gurur yaptığım anlar oluyor. Kızımın havlusunu balkondan fırlattığım oldu. Cenk ağaca tırmanıp almıştı. Evet, kontrol etmeye çalışıyorum hala. Ama artık bir farkla. FARKINDAYIM ÇOK ŞÜKÜR. Farkettikçe merkezine daha çabuk geliyorsun. Bazen özür diliyorsun.

Nerden nereye geldim. Kalp çakrası yazısı tek bir yazı olamazdı. Devamı yarın gelsin.

Seviyorum seni.

Yanıt

  1. […] ve uyumlu çalışmasını sağlamak için yapılması gerekenleri yeşil besinler yazısında ve kalp çakrası yazısında […]

    Beğen

Yorum bırakın