
Fonksiyonel tıp sağlık koçluğunda en önemli, en çok üzerinde durulan konuların başında bir danışana koçluk yaparken hangi şapkayı takıyorsun? Uzman mısın koç mu?
Uzman şapkası giyiyorsan karşındaki kişiden çok biliyorsundur, tavsiye verirsin istenmeden, dikte edersin konuşurken. bunları hiç mi yapmayacağız …. gerektiğinde ve dozunda.
Koçluk yapmak daha şefkatli bir yol, daha birsin danışan ile, empati yaparsın, ve anlamak için sorular sorarsın. Çözüm sunmazsın. Çünkü bilirsin ki çözümü danışan zaten biliyor.
Eğer danışan kişinin sıkıntılarını dinlerken onu kurtarmalıyım hissi varsa içinde çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır seans. Bazen 1 seans olur ve biter. Ya da karşılıklı iyi niyetlerle çabalanır; ama sonuç alınamaz.
Öncelikle gerçekten yargısız, soru sormadan dinlersin. Bazen o seansta sadece dinlersin ve şifa başlar. O kadar çok konuşuyoruz ki kimseyi dinlemiyoruz. Bazen danışanın tek isteği, birinin onu dinlemesidir.
Çünkü konuştukça ve biri seni dinlediğinde anlarsın… neye ihtiyacın var ve ne yapabileceğini bilirsin. Çözüm oluşmuştur ve geriye kalan onu uygulamaya koymak olur.
Dinlerken hislerine bakmalısın nasıl dinliyorsun, o sırada çözüm arıyorsan zaten dinlemiyorsun demektir. Onu kurtarma, acıma hisleri geldiyse o koçluk olmaz.
Yürekten inanmalısın, hissetmelisin, karşındaki Tanrının kızı/oğlu… ve tüm cevaplar onun içinde. Sen ve o birsin. Ayrı değilsiniz. Boşuna gelmemiştir sana. Çözüm bulacak kişi sen değilsin. Danışan biliyor. Seansta bana kalan onun içinden o çözümü çıkarmak. İçsel motivasyonu ateşlemek, yolda iken o ateşin sönmemesi için onu desteklemek. Hep yanında olmak. Gitmek istediği yere giderken şefkati hatırlamak ve hatırlatmak.
Ve bazen izin verirsin düşmesine çünkü bilirsin ki bu düşmeler o yolun olmazsa olmazları. Aynı bir bebeğin yürümeye başlarken düşmesi gibi. Eğer anne-baba olarak sürekli müdahale edersen bebeğine düşünce nasıl kalkacağını bilemez. Kendine güveni kaybolur. Belki yürüme çabasından soğur. Tabii ki yürüyeceği yolda ona eşlik eder, gereken yerlerde bebeğine yardım edersin. Bunun dışında kendi kendine yapabileceği her şeyi yapmalıdır bebek.
Aynı bu mantık ile o bebek yürümeyi biliyor, içinde o bilgi var ve geriye kalan birlikte bebeğin hevesini kırmadan o bilgiyi çıkarmak. Bebek 8 kere düşer 9 kere kalkar ve artık yürür.
Danışanla yürünen yolda böyledir. Bu yüzden rahatım, çözüm bende değil onda. Birlikte buluyoruz. Keyif alıyoruz. Her danışan benim için ayrı bir kitap. O şifalanırken ben de şifalanıyorum. İçimdeki merak ve keşfetme isteği her zaman alev alev.
- Dinle
- Güven
- Ve sev
Sonrasında gelir içsel motivasyon, hedefler, yapılacaklar. Yoldan keyif alınca zaten şifa zuhur eder.

Yorum bırakın