Dört Anlaşma

Merhaba, bogaz cakrasi yazimda bahsettigim (linki için buraya tiklayabilirsin) kitap önerisine geldi sıra.

Bu kitabi dönüp donup okuyorum. Çünkü kendimle yaptığım anlasmalari silmek ve yerine yenilerini yapmak kolay değil.

Kolay olmasa da kendimle yaşadığım bu süreci seviyorum. Kendimle oyun haline getirdim. Bu oyunun biteceği bir zaman belirlemedim, belki hayatim boyunca sürecek bir oyun içindeyim.

Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi kitapta kendinizle yapacağınız 4 anlaşma anlatiliyor. Bugün bogaz cakrasi ile giris yaptigim ” kullandığın sözcükleri özenle seç” anlaşmasını anlatacagim.

Sözcükler boğazında var olan ses telleri ile çıkarlar. Hatirlarsan bogaz bolgesi yani buradaki cakra, 2. çakrada yaratılanlarin ifade edildiği yerdi.

“Zikrin neyse fikrin de odur” sözü uzerinde tefekküre dal bir süre. Neler soylediysen, neler ifade ettiysen olmadı mı bu hayatında. Şikayet ettiklerini bir düşün su an yasadiklarin ile aynı degil mi? Agzindan çıkan her kelime bir yaratım, her düşünce bir yaratım.

Hayatını değiştirmek için oraya, buraya, şu atölyeye gitmene gerek yok, kendine dön ve sözcüklerini özenle seç.

Herhangi bir fikri işitip ona inandığımızda bir anlaşma yapariz. Ve bu anlaşma inanç sistemimizin bir parçası olur

Kitaptan alinti bir cümle

Sen çocukken büyüklerin senin Tanrı ve Tanrıçandi. Onlar ne derse doğruydu. Belki senin iyiliğine de olsa, belki söylediklerine pek inanmasalar da bazı sözcükler çıktı ağızlarından ve bu sözcükler senin kendin ile ilgili yargılarına dönüştü. Kendini yargıladığında bir düşün kimin sözleri bunlar.

Burada annene ve babana kızman için bir şey yazmıyorum. Onlar ne yaptıklarının farkinda bile değildi ki.

İşte bu şekilde sözlerin yanlış kullanımı nesilden nesile aktarılıyor. Zaten kendi içinde çok önceden ekilen kötü söz tohumları var. Bir de karşındaki sana olumsuz bir sey söylediğinde ona inanman bunu kabul etmen kolaylaşıyor.

Öz-sevgin ile doğru orantılıdır karşındakinin sözcüklerinden etkilenip etkilenmemen.

Sözlerinize gösterdiğiniz dikkat ve seçimlilik size bir şey daha kazandıracaktır: bağışıklık. Başkalarının negatif telkinlerine bağışıklık kazanacak ve size söylenen olumsuz sözlerden etkilenmez hale geleceksiniz.

…..

Sözlerinizin saflık derecesini, öz sevginizin boyutuyla ölçebilirsiniz. Kendinizi ne kadar sevdiğiniz ve kendinizle ilgili ne hissettiğiniz, sözünüzün kalitesi ve onurluluğuyla doğru orantılıdır.

Dedikoduyu kitapta saf zehir olarak tanımlamış. Üzerine cok fazla yazmaya da gerek yok. Ama bil ki dedikodu yapıyorsan dedikodun yapılır.

Bugün den itibaren bir söz ver kendine. Hergün kendine en güzel sözleri söyle. Başkasından duymayı niye bekliyorsun. Kendinle kaldığin anda ne kadar akıllı oldugunu, ne kadar sevilesi olduğunu Tanrının çocuğu olduğunu ve cok degerli oldugunu haykır kendine. Çok güzelsin ve kendini çok sevdiğini söyle tekrar tekrar.

Umarım bu kitabi okuyup en azindan hayatına bu anlaşmayı dahil edersin.

Kocaman öpüyorum

Yanıt

  1. […] 4 anlaşmadan ilki: “kullandığın sözcükleri özenle seç“ti, Ağzından çıkan sözlerin şükür dolu olduğunda neler değişeceğini deneyimlemek […]

    Beğen

Yorum bırakın