
Antik Yunan’da, Delfi’deki (Delphoi) Apollon Tapınağı’nın girişinde iki kelime yazıyormuş:
“Gnothi seauton.” Latincesiyle “Nosce te ipsum.”
Yani: “Kendini bil.”
Bunu boşuna yazdıklarını düşünmüyorum.
Ben, bu dünyaya kendimizi bilmeye geldiğimize inanıyorum.
Belki de beni koçluğa iten şey, işte bu inanç.
Bu yazı için çektiğim video da yayında. İzlemek istersen buradan ulaşabilirsin.

Kendini bilmek ve koçluk
Koçluk, kendini bilmenin elbette tek yolu değil.
Ama koçluğun bence güzel özellikleri var: Kolay, ulaşılabilir, insani ve aynı zamanda derin.
Bu yüzden koçluğun ne olduğunu anlatırken, “Koç ve danışan farkındalık üzerine çalışır” deyip geçemedim. Çünkü farkındalık, başka bir deyişle, kendini bilmek.
Çok klişe olsa da çok doğru bir söz var:
“Farkında olduğunu dönüştürebilirsin. Farkında olmadığın ise seni yönetir.”
Farkında olmak ne demek?
Farkında olmakla neyi kastediyorum?
Şu soruları derinlemesine ya da mindful bir şekilde düşünüp cevapladığında, yavaş yavaş kendini bilmeye başlıyorsun:
- Ne yapıyorsun? Ne istiyorsun?
- Bunu neden yapıyorsun?
- Bu seni olmak istediğin kişiye yaklaştırıyor mu, yoksa uzaklaştırıyor mu?
- Değerlerin, güçlü yönlerin, ihtiyaçların, amacın ne?
Yani aslında sen kimsin?
Ve her nasıl yaşıyorsan, her ne yapıyorsan… bu seni sana yaklaştırıyor mu?
Buzdolabının önünde bir an
Sağlıkla ilgili bir örnek vereyim. Bu, zaman zaman kendimle yaptığım bir iç konuşma.
Akşam, buzdolabını açmışım ve yemek için bir şeyler arıyorum.
İşte tam o anda, elim buzdolabının kapısına değdiğinde, otomatik davranıştan çıkıp anı biraz genişletiyorum. Ve kendime şu soruları soruyorum:
Şu an ne yapıyorsun? Buzdolabına gittim, kapağını açıyorum.
Neden buzdolabına gittin? Canım bir şey yemek istedi.
Aç mısın? Bilmiyorum.
Saat kaç? Akşam 9.
Akşam yemeği yedin mi? Evet.
Ne hissediyorsun? Sıkıldım. Bir şeylerle zamanı geçirmek istiyorum. Ağzımda bir şeylerin çıtırdaması hoşuma gidiyor.
Bu sana ne sağlayacak? Rahatlayacağım, mutlu hissedeceğim.
Sonra ne olabilir? Bu saatte yediğim için pişman olurum.
Neden pişman olursun? Sağlığıma iyi gelmiyor.
Değerler desem, sağlık senin için kaçıncı sırada gelir? İlk sırada.
Şimdi, bu farkındalıkla, mutlu ve rahat hissetmek için başka ne yapabilirsin? Duş alayım ve papatya çayı içeyim.
Bu kısa konuşmada değerleri, duyguları, hisleri ve belki de en önemlisi ihtiyaçları fark ettik.
Farkındalık genişledikçe
Farkındalık bundan çok daha geniş olabilir:
Değerler, güçlü yönler, hayaller, engeller, inançlar, varsayımlar, korkular, duygular, sırlar, endişeler, yaşam amacın…
Farkındalık geliştikçe seçimlerin genişler. Önünde yollar açılır. O sıkışmışlık hissi hafiflemeye başlar.
Ve eğer hazırsan, ya da öz güven dediğimiz his arttıysa (buna ileride değineceğim), artık eyleme geçebilir insan.
Yukarıdaki kısa konuşmada asıl önemli olan buzdolabının kapısını kapatman değil.
Belki gerçekten açımdır; o zaman yemeyi seçebilirim. Belki de ihtiyacım yemek değil, biraz dinlenmek ve rahatlamaktır. Tabii bu farkındalıkla yapmaya niyet ettiğin davranışı değiştirmek durumun başka bir boyutu.
Önemli olan, o anda neye ihtiyacın olduğunu anlamaya çalışman ve seçimini bu farkındalıkla yapman.
Farkındalık, yargılamak değil
Bu farkında olma hâli, kendini yargılamakla karıştırılmasın.
Adı üstünde: Aslında sadece kendini bilmek istiyorsun. İçinde çocuksu bir merak ve anne şefkati barındırır.
Koç seansta ne yapar?
Koçluk Nedir? yazımda koçu bir katalizöre benzetmiştim.
Koç, seansta danışanın bir şeyleri fark etmesini kolaylaştıran kişidir diyebiliriz.
Elbette iş burada bitmiyor. Sırada seçimler var. Ve kişinin fark ettiği, seçtiği konuları eyleme geçirebilmesi.
Kolay değil
Aslında hiç kolay bir şeyden bahsetmiyorum.
Fark etmek, bazen şunlarla karşılaşmak demek:
- Neleri ertelediğinle
- Neleri ihmal ettiğinle
- Neye inandığınla
- Neleri fark etmeden alışkanlık hâline getirdiğinle
- Farkında olmadığın bir sürü ihtiyacınla
Bunları fark ettiğinde, hazmetmek için biraz zamana ihtiyaç olabiliyor. Zorlayıcı duygular gelebiliyor.
Birlikte, kendi hızında
İşte bu yüzden koçlukta bu yolu birlikte yürüyoruz.
Fark ettiklerini yargılamadan, acele etmeden, şefkat ve merakla kendi hızında konuşabileceğin bir alan…
Bazen bu duygular için bir terapistten ya da bir sağlık uzmanından destek almak daha iyi gelebilir. Koçluk, terapinin yerini tutmaz.
Bu yolu bir koçla birlikte yürümeyi merak edersen, ücretsiz tanışma görüşmesi için buradayım.
Ve sana küçük bir soru bırakmak istiyorum:
Bu akşam buzdolabının kapısını açtığında, ya da gün içinde otomatik pilota geçtiğin herhangi bir anda, bir an durup kendine şunu sormak ister misin?
“Şu an ne hissediyorum, neye ihtiyacım var?”


Bir Cevap Yazın