Woman standing at a rural crossroads with signs labeled Path to the City, Path of Nature, Forgotten Path, Path of Travel, and Path to Family

Neşe

Her gün yüzlerce karar veriyoruz. Peki, onları gerçekten kim veriyor?

  • Bugün ne giyeceğim?
  • Ne okuyacağım/dinleyeceğim/ izleyeceğim?
  • O kafeye mi gidelim? Ne yesem?
  • Bu iş bana uygun mu?
  • Bu kişiyle evlenmeli miyim?
  • Tatilde ne yapmak istiyorum?
  • Bugünümü nasıl geçirmek istiyorum?

Hayatımız aslında bu büyük ve küçük seçimlerin toplamından oluşuyor.

Peki, bu seçimleri gerçekten neye göre yapıyoruz?

  • Ayıp olur.
  • Başarılı olurum.
  • Daha çok para kazanırım.
  • Bir şeyler öğrenirim.
  • Benden bunu bekliyorlar.
  • Seçimlerini gerçekten sen mi yapıyorsun, yoksa korkuların mı?

Çoğu zaman kararlarımızı düşüncelerimiz, inançlarımız ve hissettiklerimiz yönlendiriyor. Bazen de farkında bile olmadan başkalarının beklentilerine göre seçim yapıyoruz.

Peki ya pusulamızı biraz değiştirseydik?

Hand holding a compass with a glowing heart symbol labeled HOME at its center
A person holds a compass glowing with a heart symbol at sunset in the mountains

Marie Kondo’nun kullandığı basit ama güçlü bir soru var:

“Bu bana neşe veriyor mu?”

Belki her karar için bu soru yeterli değildir. Ancak iki dakika durup kendimize bunu sormak bile seçimlerimizi değiştirebilir.

Belki daha cesur oluruz.

Belki daha huzurlu hissederiz.

Belki de ilk kez gerçekten bize iyi gelen şeyi seçeriz.

Bugün vereceğin kararlardan birinde kendine şu soruyu sormayı dener misin?

“Bu bana gerçekten neşe veriyor mu?”

Ben elimden geldigimce konu onemliyse degerlerime de bir bakıp, kendi can’i mi da düşünüp nese faktörünü atlamamaya calisiyorum.

Siz önemli kararlarınızı verirken en çok neyi dinliyorsunuz: mantığınızı, duygularınızı, değerlerinizi yoksa “neşe” hissinizi?